 |
2B Uygulaması ve Süreci
HIZLA BÜYÜYEN VE
GELİŞEN ÜLKEMİZDE , ŞEHİR
PLANLAMASI VE ALT
YAPISI YAPILMADAN - BÜYÜYEN KENTLER.-- OLUŞAN OLAGANÜSTÜ YERLEŞİMLERİN
YOL AÇTIĞI SORUNLAR ÇÖZÜME KAVUŞTURULMALI- KANAYAN YARALAR
ELBETTEKİ DİNDİRİLMELİDİR.
Ülke genelinde yeterli tapulama ve kadastro hizmetleri, toplumun
gelişimi ve ketleşmesindeki dengeyi
sağlayamamıştır. Tapu ve mülkiyet hususunda en köklü ve örnek
kuruluşlarımızdan biri de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğümüzdür.
Bunun yanında Orman Genel
Müdürlüğünün, ülke genelindeki hizmetlerinin tartışılmaması kuşkusuzdur.
Tüm yönetim kadrolarının da buna
gerekli ilgiyi gösterdiği,
bu konunun ilgi alanı içinde olan kişilerce de inkar edilemez .
Ancak tapulama ve Kadastro hizmetlerinin
yeterli olamadığı gibi süresinin de çok uzadığını kabul etmeliyiz.
Sürecini anlatmak gereğini
gördüğüm Anayasa
mahkemesinde de belli noktalarda değerlendirilen,
Esasını bilmek durumunda
olduğumuz ve kısaca
toplumda sık sık
bahsedilen 2B
konusudur.
2B
YASAL DÜZENLEME
SÜRECİ
Yasalarımıza göre orman olarak adlandırılan yerler kamu malı
niteliğinde olmaları itibariyle
özel mülk olamazlar. Bu itibarla da buraların tapulaması
yapılamaz. Bu konu tapulama komisyonu
işlemlerine, buna
itirazen tapulama mahkemelerine açılabilecek davalar
kapsamı dışındadır.
1970 yıllarda 1255 sayılı kanunla anayasada
yapılan değişiklik sırasında Anayasanın 131. Maddesi
değiştirilmiş. Sonradan anayasaya uyumunu teminen 1973 yılında 1744
sayılı Orman kanununun 2.mad. yapılan değişiklikle, 1961 yılından önce
bilim ve fen yönünden
ORMAN
NİTELİĞİNİ KAYBETME VASFINDAKİ yerlerin kanunun öngördüğü
şartlarda haiz olanların
ORMAN DIŞINA ÇIKARTILMASI öngörülmüştür. Yani orman
yasasında anayasa doğrultusunda değişiklik yapılmış . Orman dışına
çıkartılan yerlerin, Özel mülkiyete konu olabileceği, Dolayısıyla da
bunların TAPULAMAYA TABİ OLMASININ YOLU
AÇILMİŞTIR. (
Anayasanın yürürlüğe girmesinden önce yanarak orman vasfını, niteliğini kaybetse dahi
bu vasıftaki yerler
bundan istifade edemez. Bular
yine orman niteliğindedir. ÖZEL MÜLK OLAMAZ.)
Ancak tapulamaya tabi olan yerler,
tapulama kanunu hükümleri uyarınca eski hukuki kayıtları, zilyetlik vs
şartlarını taşıyanların maliklerine tespit ve tescil edilme işlemleri
ikmal edilmişse de çeşitli
sair nedenlerle (örnek)
Toprak Tevzii komisyonlarınca ilk maliklerine
tahsis suretiyle verilmiş.
Bilahare muhtelif kişilerce iktisap olunan ve tedavül eden bir bölüm
yerler keza Tapulu yerlere
katılarak zilyetlik yoluyla kullanılan yerlere için yapılan itiraz ret
edilince ,onunla birlikte
eski hakkında kaybı gibi ve sair sıkıntılar bir türlü giderilememiştir .
6831 Sayılı kanunla da ormanların
belirlenmesi ile ,kadastrosunun (tahdit) ve haritasının
yapılması yolundaki orman
kadastro işlemleri de ayrıca yürütülmüştür.
YASAL DÜZENLEMELER NEDENİYLE
ANAYASA MAHKEMESİNCE YAPILAN
YARGISAL DENETİM AŞAMASI :
Anayasamızın 169 Maddesi açıktır. Tartışılacak Hali de yoktur.
Kısaca tüm ormanların gözetiminin devlete ait olduğunu, Orman
alanlarının korunması tespiti genişletilme
şekil ve şartlarını
düzenlerken 1981 yılından
önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yerlerin, Toplu
yerleşim alanlarının orman sınırı dışına çıkartılacağını ön görerek
Anayasanın 170 Maddesine uygun olarak burada yasaya halkın kalkınması,
yararlanması, yerleşimi, onların istifadelerine tahsis edilmesi ve
bununla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür. Keza orman
niteliğini yitiren bu itibarla da orman dışına çıkartılan
yerlerin,Oranın insanı olduğu, orada
oturduğu belirlenmeden, zilyedlik,
Haricen devir ve sair surette hak iddia edenlerin, Tahsisi veya
satılması ANAYASAYA, VE ONA BAĞLI OLARAK DÜZENLENEN
ORMAN HALKINI, KÖYLÜSÜNÜ KORUYAN YASALARA AYKIRILIĞI gibi gerekçelerle ilgililerine satımı ve bu nedenle vergiye tabi
tutulmaları ilgili düzenleme yüksek mahkemecede haklı bulunmayarak,
iptal edilmiştir.
HAZİNE ADINA ORMAN DIŞANA ÇIKARTILAN ALANLANLARA - ÇÖZÜM ADİL
BİR ÇÖZÜM - ELBETTEKİ YÖNETİMLERİN GÖREVİDİR.
Söz konusu arazi mağdurlarının
bu hakları çok yönlü ve
değişkendir. Birinci gurupda
olanlar; orman alanı sayılması nedeniyle tapuları iptal edilmiş olanlar
ve arazisi orman dışına
çıkartılırken, herhangi bir nedenle bu hakları ihya edilmeden ,arazileri
orman dışına çıkartılarak, hazine adına kayıt edilenlerdir. İkinci
gurupta olanlar ise,hazine adına orman alanından çıkartılan yerleri
haricen satın alma ve sair suretlerle iktisap ederek kentleşen
beldelerde, kendi yerleşimlerini fiilen kuran kesimlerdir.
Örnek ve emsali dünyanın hiçbir
yerinde yoktur. İmkansızı
gerçekleştirerek, yeni yaşam alanları yaratılmıştır.. Her türlü hizmet (yol, su, elektrik, telefon, doğalgaz, internet ) den istifade ettirilmiş. Mülkiyet hakkı esirgenmiştir .
Sorun bunlara adil çözümlerin üretilmesindedir.
Yapılacak düzenlemelerle
her iki gurup mensubu
insanları, taşınmazları yasal güvencelerle
korunarak, sosyal devlet
işlevinin adil ve
sağlıklı bir biçimde yerine getirilmesi
tüm gurupların
beklentisidir.
03.07.2011
Av. Yılmaz Aydın
|
 |
 |